Anasayfa
başlık
TÜGİAD PANORAMA Ocak 2005

TARİHE BİR NOT

YES For Europe - Avrupa Genç İşadamları Konfederasyonu 11 ülkeden 35.000 genç işadamı ve girişimcinin üye olduğu; ulusal seviyedeki  sosyal, iktisadi birlikteliklerin; güçlerini, performanslarını

uluslar üstü seviyede buluşturdukları bir platformdur.

Kurucuları ve  üyeleri, kendi ülkeleri kadar Avrupa’nın da geleceğini temsil etme azmi ve çabasıyla

yoğun biçimde çalışırlar.

Türkiye'nin, AB'ne üyelik sürecinde içinde bulunduğu en kritik kavşakta, Avrupa’dan çok sayıda Sivil Toplum Örgütü tavrını ve görüşünü açıklamaya başlamıştır. Temel mesaj, “Türkiye’nin Avrupa Birliği ile tam entegrasyonuna destek" yönündedir.  TÜGİAD’ın yönetiminde  bulunan değerli  başkan ve üyelerinin de üstün gayretleriyle, YES For Europe- Konfederasyonu da aynı yönde destek mesajlarını çeşitli vesileler ile teyid etmiş ve mesajını konunun muhataplarına ulaştırmıştır.

Bu mesajların en yeni ve çarpıcı olanı 27 Kasım 2004 tarihinde verilmiştir. Avrupa Birliği’nin geleceği olan GENÇ İŞADAMLARI  bu tarihe not düşmüştür. Konfederasyon Başkanlığı görevine,  TÜGİAD’ın Genel Başkanını seçmişler; böylece çok anlamlı bir mesajı, adeta zarfa koyup, hem kendi başkentlerine, hem Brüksel’e hem de Ankara’ya yollamıştır..

Bu gelişmeden,  ülke kamuoylarının, liderlerinin, Brüksel’in, AB mekanizmalarının ve de Ankara’nın

çıkaracağı mesajlar olduğu muhakkaktır......

TUGİAD’IN da buradan üzerine alacağı mesajlar vardır. Bugüne kadarki yerel zemine basarak yakaladığımız küresel perspektifin daha da güçlendirilmesi gerektiği yönündeki temel tercihimizin doğruluğu teyid edilmiştir.

Avrupa Birliği sınırlarında emanet edilen görev nedeniyle üstlendiğimiz uluslar üstü sorumluluğun

gereği, Lisbon süreci doğrultusunda 2010 yılında Avrupa Birliği’nin dünyanın en dinamik, rekabetçi ve büyük ekonomisi olmasına katkıda bulunmak durumundayız..

Gerek ulusal manada Türkiye’nin  gerekse uluslar üstü manada Avrupa Birliği’nin bu yönde başarıya ulaşması için yegane çıkış "bilgiye dayalı ekonomi- bilgiye dayalı toplum“ ile ilgili dönüşümünün gecikmeden tamamlanmasıdır.

Bu aşamada Türkiye’nin önünde daha fazla kat edilecek yol olduğu muhakkaktır.

Türkiye, küresel bilginin ülkeye transferi adına Bologna Sürecini yakından takip ederek  Avrupa Yüksek

Öğretim Alanına yönelik çalışmalarını hızlandırmalı ve bilginin transferi için yurt dışından yeterince sayıda bilim insanını yanına çekebilmelidir. Bu kapsamda yurtdışında yaşayan beyin gücümüz ile yakından ilgilenmek durumundayız.

Bu süreç sonunda Türkiye, modern ve çağdaş dünyaya kendi kalifiye insan, işgücü ve bilgisini

aktarabilecek ve karşılıklı çıkarların dikkate alındığı bütünleşmeye katkıda bulunabilecektir.

Her yıl bir milyon üzerinde ilk eğitime başlayan örencisi olan Türkiye’de temel hedef, bugün doğan

her iki çocuktan birinin lise sonrası yüksek okul eğitimi alabileceği standarda ulaşacak bir altyapıyı

kurmak olmalıdır.

Bu hedef AB perspektifinde belli ülkelerde yakalanmış olsa da halen birçok üye ülke için

öncelikli hedef olarak gündemde yer almalı; genişleme süresince de oluşturulacak politikalar da bu hedef merkezli belirlenmelidir.

Bütün bu çalışmaların gerçekleştirilmesinde Türk Girişimci ve İşadamlarına da görev düşmektedir. İş

dünyası, bilgiye dayalı ekonomiye geçişte, global manadaki hakları, fırsatları, kuralları, takip etmeli,

bu yönde bilgi havuzlarının oluşturulmasına ve bilgi merkezli projelere destek vermelidir.

TÜGİAD,  “Vizesiz Avrupa Vizyonu arayışı; Bilginin-Hakların aranması ve Kuralların

belirlenmesinde diğer ülkelerdeki modellerin incelenmesiyle ilgili çalışmaları ve Kurumlar üstü bir

platform ile oluşturmaya çalıştığı bilgi havuzlarıyla", Türkiye’de bir çaba içindedir. AB nezdinde de, YES - Konfederasyonu olarak  benzer yönde adımlar atılmakta, atılan adımlar desteklenmektedir..

Bu vesileyle, bilgiye dayalı ekonomiye ulaşmanın, Türkiye için olduğu kadar Avrupa için de tek çıkış

olduğu yönündeki temel öngörüsüyle yola çıkan; her zaman tutarlı çizgisini koruyan ve gerçekçiliği teyid olan TÜGİAD’ın kurucularına ve Yönetimlerde görev alan tüm arkadaşlarıma  teşekkür ediyor  ülkemiz ve dünyamız için daha güzel yarınlar diliyorum.......

Murat Saraylı

TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı

AVRUPALI  35 BİN İŞADAMINDAN AB LİDERLERİNE DİREKT MESAJ

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı

Murat Saraylı, merkezi Brüksel’de bulunan ve Avrupalı genç girişimcilerin resmi olarak en üst düzey örgütü olan Avrupalı Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonu (YES) Başkanlığına seçildi.

YES’in merkezi Brüksel’de 26 Kasım 2004 Cumartesi günü yapılan Avrupa Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonu’nun seçimli genel kurulunda Murat Saraylı tek başkan adayı olarak gösterildi. Seçimde, 32 bin üyeyi temsil eden YES’in başkanlığına oybirliği ile Murat Saraylı getirildi. Bu sonuçla, 1998’den beri Avrupa Parlamentosu’na akredite bir kuruluş olan YES’in tarihinde ilk kez bir Türk başkan seçilmiş oldu.

Öte yandan, bu gelişme ile birlikte Türkiye AB ilişkilerinde de bir ilk gerçekleşti. Türkiye bugüne kadar, tekstil alanındaki birkaç geçici başkanlık hariç, ilk kez bu kadar yüksek ve önemli bir platformda Avrupa ülkelerine başkanlık etme hakkını kazandı.

AB büyük önem veriyor

TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı’nın Avrupa Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonu Başkanlığı’na seçilmesi, Türkiye- AB ilişkileri açısından da büyük önem taşıyor. Üye ülkelerde sivilleşme yönündeki her adımı destekleyen AB, özellikle Avrupa’da ortak bir ekonomik-sosyal politika oluşturmak için kamuoyu oluşturulmasında sivil toplum kuruluşlarını en önemli araçlar olarak görüyor.

Türkiye, AB ile bundan önce yaptığı görüşmelerde zaman zaman AB’nin  “Türkiye’de sivil toplum kuruluşları çok zayıf ve bunlar seslerini duyuramıyorlar"  şeklindeki eleştirilerine hedef olmuştu.

32 bin işadamı

Murat Saraylı’nın başkanlığa getirildiği Avrupa Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonu (YES), 10 ülkedeki genç işadamları derneklerinin oluşturduğu ve toplam 32 bin işadamını temsil eden bir uluslararası genç girişimciler organizasyonu. 1988 yılında Capri Charter ile kurulan ve merkezi Brüksel’de bulunan Konfederasyon’a Avusturya, Portekiz, Almanya, İspanya, Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan, İtalya, İsveç, Hollanda, Türkiye üye durumunda.

Avrupa genelinde en geniş girişimci ağına sahip olan YES, üyelerinin sosyal ve ekonomik performanslarını geliştirmek suretiyle makro düzeydeki sorunlarına çözüm bulma çalışmaları yapıyor.

Ülkelerarası eneyim ve kaynakların paylaşılması için girişimlerde bulunan YES, bu alandaki deneyimlerini değerlendirerek, '21. Yüzyılın Şirketi’ni kurmaya hazırlanıyor.

1988 yılında Capri Charter ile kurulan ve merkezi Brüksel’de bulunan Avrupa İşadamları Dernekleri Konfederasyonu “YES FOR EUROPE", 11 ülkedeki genç işadamları derneklerinin oluşturduğu ve toplam 35.000 işadamını temsil eden bir uluslar arası genç girişimciler organizasyonudur.

Konfederasyon;

Avusturya- 1031, Portekiz - ANJE, Almanya -BJU, İspanya -CEAJE (Gözetimci Üye), Güney Kıbrıs - CAYE, Yunanistan - ESYNE, İtalya-CONFINDUSTRIA, İsveç-KNUT, Hollanda-JONG MANAGEMENT, Slovakya,  Türkiye - TÜGİAD

üye ülkeler ve derneklerden oluşmaktadır.

Avrupa genelinde en geniş girişimci ağına sahip olan YES FOR EUROPE, üyelerinin sosyal ve ekonomik performanslarını geliştirmek suretiyle, makro seviyedeki sorunlarına çözümler bulmak için yardımcı olarak, genç girişimcilere büyüme, dinamizm ve refah imkanı sunmayı amaçlamaktadır.

Avrupa Genç İşadamları Dernekleri Konfederasyonu’nun, 15 Ekim 1994 tarihinde Portekiz’in Porto kentinde yapılan Genel Kurul toplantısında, TÜGİAD oybirliği ile tam üye olarak kabul edilmiş ve dolayısıyla seçme ve seçilme hakkını da elde etmişti. Aynı genel kurul toplantısında Murat BEKDİK Konfederasyonun Bütçe ve Finans sorumluluğuna seçilmişti.

TÜGİAD, üyeliği kabul edildiği 1994 yılından  itibaren, yapılan bütün toplantılara iştirak etmiş, raporlar hazırlamış ve bunları basın aracılığıyla kamuoyuna duyurmuştur. Uzun ve meşakkatli yolun sonunda, hak ettiğine inandığım, Avrupa İşadamları Dernekleri Konfederasyonu Başkanlığına TÜGİAD Başkanı Sayın Murat SARAYLI seçildi.

1986 yılında kurduğumuz TÜGİAD’ın Kurucu ve Onursal Başkanı olmaktan gurur duyduğumu, başta Murat SARAYLI olmak üzere, geçmiş dönemlerde de görev almış  tüm Yönetim Kurulu üyelerini ve TÜGİAD üyelerini tebrik eder,  çalışmalarınızda başarılar dilerim.

Saygılarımla,

Cefi J. KAMHİ

TÜGİAD: “Ekonomide kara delikler kapansın"

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı, Başbakan Erdoğan’la yaptığı görüşmeden sonra, “Türk ekonomisinin en büyük sorunu olan kara deliklerin kapanması için hükümetin atacağı bütün adımları sonuna kadar destekleyeceğiz” dedi.

Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı Başkanlığında Yönetim Kurulu Üyeleri ve Şube Başkanları’ndan oluşan TÜGİAD heyeti, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi. Yaklaşık 45 dakika süren kabulden sonra bir açıklama yapan Saraylı, “Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütlerinden birinin başkanı olarak, Sayın Başbakan ile ülkenin hayati önemi haiz konularında tam bir mutabakat içinde olduğumuzu memnuniyetle gördüm” dedi.

Dün öğle saatlerinde Ankara’da Başbakanlık binasında bir araya gelen Başbakan Erdoğan  ile TÜGİAD Başkanı Saraylı, görüşmede öncelikle Türk ekonomisinin gelişmesinin önündeki en büyük engel olarak gördükleri “kara deliklerin” bir an önce kapatılması konusunu ele aldılar. Murat Saraylı görüşmeyle ilgili olarak şunları söyledi:

“Başta SSK hastanelerinin devri konusu olmak üzere ekonomimizdeki kara deliklerin kapatılması konusunda  Başbakan ile tam bir mutabakat içindeyiz. Biz TÜGİAD olarak Hükümetin bu neticeyi sağlamak için atacağı her adımı sonuna kadar destekleyeceğiz ve kendilerine de bunu bildirdik

Üyelerimiz adına bir haksız rekabet olarak gördüğümüz kayıt dışılığın da süratle önlenmesi konusunda kendileriyle hemfikiriz. Sosyal güvenlik reformlarının bir an önce hayata geçirilmesi konusunda görüş alış verişinde bulunduk ve mutabık kaldık”.

Yargı ve özelleştirme

TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yasama-yürütme-yargı sürecinin işleyişini de ele aldıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Biz bir sivil toplum örgütü olarak, ülkemizdeki yasama-yargı ve yürütme sürecinin tam olması gerektiği gibi işlemesini savunuyoruz. Bu konudaki  aksamalar, özelleştirme gibi ekonomimizin en can alıcı konularında gecikmelere yol açar. Kendilerine bunu da bildirdik ve Başbakan’ın da aynı hassasiyette olduğunu memnuniyetle gördük”.

“Türkiye bir barış adası olsun”

Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşabilmek için en vazgeçilmez adım olarak gördükleri Türkiye’nin AB’ye tam üyeliği konusunun da görüşmede ağırlıklı olarak ele alındığını belirten Saraylı, şunları söyledi:

“Türkiye bölgesinde bir barış adasıdır ve bu konumunu sürdürecektir. Güçlü ve istikrarlı bir Türkiye’nin onurlu bir üye olarak AB’ye katılmasından sadece ülkemiz değil, Avrupa da büyük yarar sağlayacaktır. Bu hedefe ulaşmak için Türkiye’de başlatılan aksiyonun artarak devam etmesi konusunda sayın Başbakanla görüş birliği içindeyiz. 17 Aralık’ta hukukun üstünlüğü ilkesinin işleyeceği umudu içindeyiz ve TÜGİAD olarak bugüne kadar olduğu gibi, bundan böyle de üzerimize düşen her türlü görevi seve seve yerine getireceğimizi Başbakan Erdoğan’a bildirdik”

TÜGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Saraylı, görüşmede hükümetin yatırım ve istihdamın artırılması için atacağı adımları destekleyeceklerini açıkladıklarını da sözlerine ekledi. 

TÜGİAD’dan vatandaşlarımızın

yurtdışındaki haklarını koruma modeli

“Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD) vatandaşlarımızın haklarını korumak için bilgi havuzu oluşturmaya devam ediyor."

Türkiye’nin en geniş üye tabanlı sivil toplum kuruluşlarından biri olan Türkiye Genç İşadamları Derneği TÜGİAD, yurtiçinde ve yurtdışında yerleşik işveren ve çalışan konumundaki vatandaşlarımızın yurtdışındaki hukuki haklarını korumak için bilgi havuzu oluşturma çalışmalarını sürdürüyor.

Bu çalışmalarda, ülkemiz gibi yurtdışına göç vermiş ve yurtdışıyla yoğun ticaret ilişkisi olan ülkeler, bu ülkelerin vatandaşlarının haklarıyla ilgili oluşturulan mekanizmalar ve alınan tedbirlerle ilgili İtalyan modeli üzerinde yoğunlaşıldığı bildirildi.

Patronages örgütü

TÜGİAD’dan yapılan açıklamada,  İtalya'da kanunla kurulan Çalışma Bakanlığı ve birçok kamu kurumu ile sendikalar, ticaret, sanayi, ziraat odaları başta olmak üzere tüm meslek örgütlerince işlevlik kazandırılmış, "PATRONAGES" isimli kurumun incelendiği belirtildi ve şöyle denildi:

“Bu kurumda İtalya'nın yoğun göç verdiği Avrupa Birliği ülkeleri öncelikli olmak üzere; yurt dışında yaşayan İtalyan vatandaşlarına ve  ailelerine, ilgili ülkelerdeki yaşam şartlarını iyileştirmek üzere emeklilik ve miras dahil, çalışma ve sosyal hayatı ilgilendiren tüm konularda araştırma yapan uzman kadrolar istihdam edilmektedir ve bu kurum, hukuki danışmanlık,teknik yardım ve destek hizmetinde de bulunmaktadır”.

TÜGİAD, uzun süredir üzerinde çalıştığı bu konuyu Türk kamuoyuna duyurmak için yarın (23 Kasım 2004) Ankara’da geniş kapsamlı bir panel düzenledi.

Ankara Neva Palas Oteli  Salonu’nda saat 13.00’de başlayan panele, Patronages kurumunun Birinci Başkanı, Yurtdışı Sorumlusu Genel Müdürü ve İtalya’nın yoğun göç verdiği Avrupa Birliği Sorumlusu konuk konuşmacı olarak katıldı ayrıca, TBMM Sağlık ve Çalışma Sosyal İşler, AB ile Uyum, Adalet ile İnsan Hakları Komisyonlarından milletvekilleri, siyasi partilerin üst düzey yöneticileri, sendika ve işçi örgütleri başkan ve başkan yardımcıları, ticaret odaları, barolar birliği gibi sivil toplum örgütü temsilcileri ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Dışişleri Bakanlıklarından müsteşarlık düzeyinde yöneticiler katıldı.

Patronages-İtalya Avrupa temsilcisi Giusseppe Pappagallo’nun panelde yaptığı konuşmada şöyle dedi:

INCA Almanya, tanınmış uluslararası hukuk firmaları, muhasebe firmaları ve Bundesversicherunggsanstalt, Landesversicherungsanstalt gibi Alman kurumları  (özellikle Almanya’da çalışan İtalyan işçilerden sorumlu Scwaben), yargıçlar ve üst düzey kamu yetkilileriyle işbirliği yapmaktadır.

INCA Almanya işçilere kendi işlerine başlayabilmeleri için sosyal düzenleme destekli gerekli yardımı sağlamak amacıyla yeni bir hizmet vermektedir.

INCA Almanya küçük başlangıçlar için iş planları sağlar, gerekli vergi düzenlemelerinin anlaşılması ve yerine getirilmesi için yardımcı olur, özellikle etnik iş çevresinde yeni bir başlangıç için gerekli olan ekonomik çevreyi (ağı) bulmaya katkıda bulunur.

Bu çevre özellikle son zamanlarda gittikçe daha başarılı olan girişimcileri, işadamlarını, hukukçuları, muhasebecileri içermektedir.  INCA elinden geldiğince özellikle yeni restoran açan kişiler, dil okulları, makine sanayinde 30-50 çalışanlı küçük işletmeler  ve her çeşit bakkaliye üzerine odaklanmıştır. Aynı zamanda INCA sahip olduğu geniş ağ sayesinde dünyanın her yeriyle iletişim olanağı sağlayabilmekte ve özellikle İtalya, İngiltere ve Hollanda gibi ülkelere  yayılmaya başarılı bir şekilde yardımcı olmaktadır.

INCA Almanya’nın bir başka amacı da, bilim dünyası ve özellikle üniversitelerle iyi ilişkiler içinde bulunmak,  bu kurumların üyelerini kendi bünyelerine katmaktır. Bu nedenle INCA’nın Danışma Kurulu’nda Hamburg ve Frankfurt Hukuk Fakültesi’nden aynı zamanda sosyoloji ve diğer dallardan da bir çok üye bulunmaktadır. INCA Almanya dostları arasında aynı zamanda dünyanın en iyi metalurji araştırma merkezlerinden biri olarak ün salmış olan Aachen Üniversitesi ile de temasa geçebilirsiniz.  

INCA Almanya, kamu ve özel sektördeki her seviyede çalışana, serbest meslek sahiplerine, teknik personele ve müdürlere danışma ve korunma hizmeti sağlamaktadır.

INCA her seviyede çalışana hastalık, doğum, iş kazası gibi durumlarda katkı paylarını kontrol etmede, öğrenmede destek olmaktadır.

INCA’nın iş danışmanlığı hizmeti aynı zamanda şirketlerin yeniden yapılanma süreçlerinde uzun veya kısa vadeli dönemde işsiz kalanları veya erken emeklilikten doğan problemlerle karşılaşmış olanları da kapsamaktadır.

Günümüzde INCA özellikle emeklilik ve emekli aylığı alan kişilerin haklarının korunması alanında oldukça faaldir. Bu alan özellikle yaşlılık nedeniyle işinden ayrılanları, sakat aylığını, dul aylığını,  özel hal aylığını içermektedir. Biz INCA olarak, aynı zamanda kişilerin sosyal sigortalardan ödeneklerini almalarını, iş kazalarıyla karşılaşıldığında yeterince alakadar olunmasını ve gerekli tazminatın elde edilmesini  garanti ederek büyük bir ayrıma gitmekteyiz. 

INCA  yurtdışında çalışan İtalyanlara, eve dönmüş olanlara ve İtalya’da çalışan yabancılara özel destek verebilmektedir. Bu destek daha çok iş bulma, barınma, doğru devlet ödemelerinden yararlanma, ikili sözleşmelerde, uluslararası anlaşmalarda hakların sağlanması gibi konularla ilişkilidir.

INCA aynı zamanda meslek kazaları veya hastalıkları dışında kalan nedenlerle çalışamayan yerel otoriteden sosyal yardım ve sağlık hizmeti desteği alan insanlara da hizmet vermektedir. 

İTALYADA KANUNLA KURULMUŞ YURTDIŞINDA KANUNLA HAK ARAMA KONUSUNDA ÇALIŞAN KURUM “PATRONATA"

30 Mart 2001 tarihli 152 no’lu yasa ( 29 Temmuz 1947 tarihli 894 sayılı geçici devlet başkanlığ kararnamede yer alan koşulların yerine getirilmesi için hazırlanan yasa)

Tanım: Patronato bazı kamu hizmetlerini yerine getirmek amacıyla özel kanunla  kurulmuş olan yasal bir yapıdır.

Bir yardım kuruluşunun kuruluşu:  Yardım kuruluşları ve sosyal yardım kurumları en az üç yıl faaliyet gösteren, İtalya’nın bölgelerinin ve eyaletlerinin en az üçte birinde ofisi olan, yeterli finansal ve teknik olanaklara sahip olduğunu kanıtlayan, yardım amaçlı ulusal federasyonlar ve dernekler tarafından (sponsorlar) kurulup işletilebilir.

Bir yardım kuruluşunun tanınması: Kuruluşlar gerekli yasal koşulları yerine getirdiklerinde Çalışma Bakanlığı tarafından tanınırlar. Çalışma Bakanlığının işlevleri arasından bu kuruluşları denetleme ve teftiş etme bulunmaktadır. Yardım kuruluşları Çalışma Bakanlığı’ndan çıkan bir kararname ile tanınırlar. Çalışma Bakanlığı yükümlülüğünü yerine getirmeyen yardım kuruluşlarını fesh edebilirler. Şu anda Çalışma Bakanlığı tarafından tanınan 30 yardım kuruluşu bulunmaktadır. Yardım kuruluşları 3 büyük ticaret birlikleri federasyonları (CGIL, CSIL, UIL)  ve yardım faaliyetlerinin yaklaşık % 65’ini karşılayan ACLI hareketi tarafından sponsor edilmektedir.  

Bir yardım kuruluşunun görevleri: Kamu yönetimi ve kurumlarının sağladığı sosyal güvenlik ve destek hizmetlerinden yararlanan kişileri desteklemek, korumak ve temsil etmek.

Bir başka deyişle, yardım kuruluşları bu kişilere danışmanlık hizmeti vermekte, bu kişiler adına hizmet talebinde bulunmakta ve bu kişilerin talep ettiklerinin tamamını elde ettiklerini kontrol etmektedirler.

Hemen hemen bütün yardım kuruluşlarının; talep edilen sosyal güvenlik ve destek hizmetinin yetersiz bulunması veya ilgili kurumlarca inkar edilmesi olasılığına karşı yasal ve sağlıkla ilgili danışmanları bulunmaktadır.  

Yararlanıcılar: Herkes ( buna İtalyan ve yabancı yurttaşlar da dahil) tercihine göre yardım kuruluşuna başvurabilir. (Üyelik kartı veya kaydı gerekli değildir.)

Yardım Kuruluşlarının çalışma bölgesi: Bütün İtalyan toprağı ve İtalyan asıllı çalışanların bulunduğu herhangi bir ülkede bu kuruluşlar faaliyet gösterebilir. ( şu an yaklaşık 35 ülkede yardım kuruluşları bulunmakta, INCA’nın 23 ülkede ofisi yer almaktadır.)

Kadro: Bu kuruluşlarda, ya doğrudan kendilerine bağlı bordrolu, ya da sponsorlar tarafından desteklenen kişiler çalışmaktadır.

Hizmetin yararlanıcılara maliyeti: YOKTUR.  Yardım kuruluşları tarafından sağlanan hizmetler tamamen ücretsizdir. Sadece yasal anlaşmazlıklar için ufak bir katkı payı gerekmektedir.

Yardım kuruluşlarının finansmanı: Tüm yardım kuruluşları Çalışma Bakanlığı müfettişleri tarafından denetleme konusudur. Aynı zamanda sosyal güvenlik ve  destek hizmetleri sağlayan kuruluşlar tarafından  bilgilerlerin doğruluğunun sağlaması yapılır.  Faaliyetleri kendilerine tahsis edilmiş; % 0.226 sı çalışanların ve işçilerin sosyal güvenlik kurumlarına katkı paylarından karşılanan fonlar tarafından finanse edilir.  Bu nedenle yardım kuruluşlarının finansmanının Devlet bütçesi üzerinde hiçbir etkisi yoktur.

 Fonlar tüm yardım kurumlarına ofis sayıları, personel sayıları ve yukarıda bahsedilen numerik kriterlere göre oransal olarak dağıtılır.

Yardım kurumları İtalyan kurumları ve İtalya Dışişleri Bakanlığı ile de çeşitli anlaşmalar yapabilmektedir. Bu anlaşmalar da yine anlaşma kapsamındaki giderlerin yeniden fonlanmasını sağlamalıdır.

Yardım kurumları, sosyal güvenlik ve destek hizmetleri ile birlikte bu hizmetler ile ilgili aktivitelerde de yer almaktadır. Fakat bu tarz çalışmalarda yararlanıcıların giderleri karşılaması istenmektedir.

Bir yardım topluluğu hiçbir durumda kar amacı gütmemeli ve herhangi bir kar odaklı işe angaje olmamalıdır.

FON, yeterli finansman olanağı sağlayamıyorsa, yardım kuruluşlarının bütçeleri kendileri özellerindeki sponsorların bütçelerinden karşılanır.

PATRONATO INCA - CGIL’IN SPONSORLUĞUNU YAPTIĞI YARDIM KURUMLARI

Patronato INCA:

- 1945 yılında CGIL tarafından kurulmuştur.

- 1947 yılında Çalışma Bakanlığı tarafından tanınmıştır.

- Çalışmaları tüm İtalya’yı kapsamakta ve 23 yabancı ülkede faaliyet göstermektedir ( Kuzey ve Güney Amerika, Avrupa, Afrika ve Avustralya)

- 1400 kişilik bir kadroya sahiptir.

- Toplamda yıllık yaklaşık 50 milyon Euro’luk bir bütçeye sahiptir

- Her yıl yardım kuruluşlarının aktivitelerinin % 28’lik kısmını üstlenmektedir.